yine mi?

Ocak 6, 2006 at 2:14 am (msn spacedekiler)

yok artık boyle olmayacak desemde, hala saglam adımlar atamıyorum bu dunyada. kendi kararlarımı kendim bozuyorum. yada BOZACAGIM İÇİN KARAR VERMİYORUM. ruzgar nereye ucurursa bende savrulup gidiyorum. sanırım bu savrulus ilk kez bu donem beni bu kadar parcaladı. radyodan aptal aptal sarkılar sinliyorum. yerine getirmem gereken işlerin hepsini bi tarafa bıraktım. kendimi gelecege hazırlamam lazım. nasıl bir hayat bekliyor beni az bucuk tahmin ediyorum. ve cok gozyası dokecegimin de farkındayım. belki de hiç olmadıgı kadar feci gececek. herseye ragmen yasamaya deger mi? hiç zannetmiyorum. herseye ragmen kendi ayaklarımın ustunde olmam mı gerek illa ki? yok artık kabul etmek istemiyorum. ben bu degilim ya. bu ben degilim. ben olamam. bunları ben mi yapıyorum. ben mi yasıyorum. ne bu benim, ne de olmak istedigim ben. olmak istedigim ben için imkan var mı?hayır o da yok. vardı belki de kacırdım. Allah ım nedir bunlar? sınavlar her zaman zor mu olmak zorunda. rahat rahat gecemez miyiz bi yoldan. cozum bulmak istemiyorum. cozumlerle ugrasmak istemiyorum.cunku olsa zaten olurdu. neden surekli kaydım ki. neden, neden, neden? cevabını vermek istemedigim tek soru cumlesi. dancer in the dark. işte simdinin sarkısı. gozlerimi kapadım, aydınlıklarımı karanlık yaptım. elimdekini kaybetmemek mi.işte bu cok zor, ben bunu hiç yapamadım ki! sorgulama, sorgulama, sorgulama, nereye kadar? elimdekini kabul edip yola oyle mi devam etmem gerek. galiba ilk yapmam gereken bu. ELİMDEKİLERİ KABUL ETMEK. yetinmesini bilmek. daha fazlası…benim elimdekiler benim için degil ki. onlar hatice için. benim için degil. oy bide kimlik karmasamız eksikti. bu kaosun cıkısı yok mu?galiba yok. kaos işte adı ustunde. yavas yavas sona yaklasıyorum. aslında yavastı ama ben bu sureci hızlandırdım gibi. bide sadece beynimden hesaba cekilsem olmazmı…ruhun acı cekmesi için bedenin de etkilenmesi mi gerek?galiba evet. ikisi bir degilmi?herseyin dengede olması gibi. beden cok iyiyken ruh nasıl acı ceker ki?yada ruh acı cekerken beden nasıl etkilenmez. tamam sustum. bu gidiş iyi degil
son kez, yapmak istediklerim bunlar degil. galiba benim diger versiyonumu bulmak iyi olmadı. hiç olmasaydı keske. cunku olmuyor…

hebasbug

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

alışmak mı?

Ocak 3, 2006 at 2:13 am (msn spacedekiler)

insan gitmeye alısır mı? bazen alıstıgımı iddia ederdim ama benim en sevdigim zamanlar yolda gecirdigim zamanlardır. hiç bitmesin isterim o zamanlar. hem ayrılık hem kavusmak. HER AYRILIK BİR KAVUSMANIN HER KAVUSMA BİR AYRILIGIN HABERCİSİ degil mi? bi donemi daha bitirdim. ama o beni bitirdi. nelerden ayrıldım, neleri kaybettim. belki de onlara asla kavusmayacagım. kazandıgım ne var.galiba bende bilmiyorum. sol kefe daha agır basıyor sanki, ne acı. gidiyorum sabah, ama yine gitmek istemiyorum. benim lise de o evden cıkısım geri donusu olmayan bi cıkısmıs da ben gec farketmişim. ne acı ki insan gec anlıyor her seyi. ama kimse de dememişti. yoksa gider miydim ya? simdi biliyorum donusum yok. her kavustugunda bi ayrılık olucak gozlerde. hem sarılma buruk olcak. oyy kalbim, biz kul olmayı nasıl kabul etmişiz, anlayamıyorum. anacıgımın dizinin dibinde olacagım ama ya sonra, aslanın agzında. bi elimi bıraksam kayıp gidecegim. kayanları gordukce içim urperiyor. ve soruyorum benim gidisimde mi? soyle bi yıllara bakınca, içimdeki ses evet diyor. unlemler yetersiz kalıyor içimdeki huznu anltamya.dusunup dusunup cıkısı bulamıyorum. sadece Rabbim, bizim elimizden gecen ogrencileride bizim gibi yapma,kaydırma, onları koru, biz kalmısız bole, ama onlardan gelecekte utandırma…

bunun uzerine acıp bi green day, broken dreams,

I walk a lonely road, the only

dont know where it goes and I walk alone….

hebasbug

Kalıcı Bağlantı 1 Yorum