canım kardeşimin doğum gunu üzerine

Şubat 25, 2006 at 2:22 am (msn spacedekiler)

can kardesim,
arkadastan ote, sırdastan ote, dosttan ote, kardesim diyebilecegim, herseyin sahte oldugu dunyada, senin asla ve asla kaybedilmeyecek,kaybetmeyecegim biri oldugunun bir kez daha idrakindeyim. gecirdigimiz o kadar az ve bilirsin o kadar ve ozellikle ilk yıla ragmen su an hala saglam ayakta, az ve oz gorusen, birbirini ne zaman ne için arayacagı belli olmayan bi kardeslik bu. cumle kurmak bile kurmak bile cok zor su an benim için. biliyorum aynı cumlede bi ton seyden bahsediyorum ama bilirsin ben yazdıgım yazıyı bastan yazmam yada duzeltmem bu da boyle kalsın. yazacak cok sey, anlatılamayacak super (masallah) bi bag var arada. ne kadar az gorusup nasıl hala anlayabiliyoruz birbirimizi bilmiyorum. aynı dertelerden muzdarip olup, senin sozlerini sanki ilk kez duyuyormusum gibi nasıl dinliyorum ben de bilmiyorum. aynı dert, farklı zaman, sen bana destek, ben sana destek, aynı sureci yasayıp, farklı zamanlarda aynı kararı vermek, ve bu kararlar aslında oncesinde digerine tavsiye edilen seyler oldu. ya bilmiyorum gercekten, gozlerinde ki o ısıltıyı hiç bir zaman içindeki huzun bastıramadı, asileri oynadık hep seninle, asilikleri anlatıp gulduk, ucarı olduk, daha imkan olsa daha da ucardık sanırım ;) . kader yollarımızı farklı yerlerde orsede, gel dedigim anda herseyini bırakıp gelecegine, benim sana olan guvenimden daha cok guveniyorum. ne demek bu bende bilmiyorum.Allah bozmasın, senin bu dostlugunun karsılıgını umarım verebilmişimdir. tamam karsılık yanlıs bi kelime ama ben haketmiyorum bu sevgiyi desem sanırım daha ii olcak…bugun senin dogum gunun ve ben keske onceden bi hazırlık yapabilseydim ama bu yazı sadece ve sadece sana ozel, belki bi ikinci kişi icin daha yazarım bole bi yazı. ama biliyorum ki bu kardeslik anlatılmaz, kelimelere dokulmez.simdi sole bi baktımda ne kadar aciz kalmıs kelimeler anlatmaya. yok bulamıyorum uygun karsılıgı. simdi neler yasadıgımızı dusunuyorum, ankarada nasıl bahceli de deprem korkusundan benim gerilip senin rahat oldugunu, … forum sayfalarına manyak manyak yazdıgımızı (hala neden yaptık anlayamıyorum), kactıgımız toplantıları, efes maclarını, ulus ta aksamın bi yarısı donmek zorunda oldugumuz mecburi istikametlerimizi, bize ev lazım ayarlasana deyip,senin hiö bi zaman beni yuzustu bırakmamalarını, senin ilac gibi gelen mesajlarını (bilmiyorum sen onları nasıl yazıyordun), mesajların sonundaki muck kısmını ve aktif opucu degilim geyigini :) , urfa gecelerini, benim sacmalıklarıma katlanabilmelerini, binlerce kez sana davetliyken daha bir kez bile evinde kalamamamı, bir turlu seninle aynı sehre gidemememizi, urfa-adana-ankara aktarmasını, senin fedakarlıklarını ve benim karsılıksız bırakmalarımı(nasıl yaptım ben bunu :( ), kısa surelerde evden kacıp benimle bulusmalarını, yedide gece yarısı dolasmaları, bilkente sırf benim için gelmelerini, daha sayamayacagım bi dolu sey.tai bi de bu yaz var. gece 2 de baslayana mesajları, senin telefonun kapalı olmasına sinir olmalarımı…ya cok sey var işte…
son soz:
CAN KARDESİM,
sana layık olmayan bu kardesinin bi istegi var senin için
ALLAH CENNETİNE HAPSETSİN SENİ, Cemalullah la sereflendirsin…
hem bu dunyada daha cok beraber olmak hem de Cennette beraber olmak duasıyla,
yeni yasın hayırlara vesile olsun.benden once mezun oluyosun ya,alacagın olsun ;) ….
gıcıklık yapıp sana haber vermicem işte ne zmn okursan :)

el-cevap : BAZI ŞEYLERİN AÇIKLAMASI NEDENİ NİÇİNİ VS VS YOKTUR…BENİM İÇİN HEP
ÖZEL
OLACAKSIN…DAHASI NEKİ…HEREŞEY İÇİN TŞK.. RABBİM BİZİ CENNETTE DE
BULUŞTURSUN..VE HEP BİRLİKTE OLALIM:)

hebasbug

4 Yorum

  1. zeynep said,

    aynen öyle bazı şeylerin nedeni şunu bunu yoktur işte…bu cevap bayağı geç oldu ama ne önemi var…birlikte cennete hapsolmak dileğiyle…

  2. hebasbug said,

    bu cevabı sen zaten ilk tanıstıgımızda verdin ki :)
    tr sınırları icerinde hatta aynı kentte bile gorusemesek bile bi zaman gelcek birbirimizden bıkana kadar beraber olucagız kanka :)
    sonsuza…

  3. zekeriya keles said,

    isde arkadas,kardeslik,yarenlik böyle olmaliki insan haz ve mutluluk duygulari icerisine gömülsün…gönlünüze saglik arkadas dostu gercek arkadas

  4. DOĞANAY said,

    KONTUGERİLLA EMPERYALİZMİN UŞAĞI REVİZYONİSTLER!
    Kendilerini “Komünist” olarak niteleyen konturgerilla emperyalizmin sadık uşağı MLKP hırsızlıkla ele geçirilen düşüncelerimi kendi düşünceleri gibi lanse ettiler..Sanki kendileri düşünerek üretmiş gibi gösterdikleri, düşüncelerimi revize ederek ifşa ettiler.İşçi, emekçileri, gençliği ve köylüleri kandırarak, sanki kendileri düşünebilen ve üretebilen bir çeteymiş gibi göstermeye çalışıyorlar.Bu konturgerilla emperyalist cetenin yaptığı hırsızlık sayesinde, bana ayit olan Marxist düşünceyi, konturgerilla emperyalizm çetesinin revize ederek idealislestirdiği yaklaşımla bütün dünyaya yalan rüzgarıylan kendi düşüncesi gibi sunan pervasızlar kendileri tek başlarına düşünce geliştirmekten yoksun olduklarını pespaye çaresiz biçimde, bir başkasının düşüncelerini, sahtekar konturgerilla emperyalizmin kendi beceriksiz “felsefeci” olduğunu söyleyen düzenbazlara hazırlatıp kamoyuna sundular.Sahtekar konturgerilla emperyalizmi ve uşakları bir care durumda didine durdukları için başkalarına ayit olan düşünceleri kendi düşünceleriymiş gibi gösteriyorlar.

    KOMÜNİSLERİN İKİ ENTERNASYONAL ANLAYIŞI OLMALIDIR!
    Kendimize sorular sorarak başlayabiliriz.Neden Komünislerin iki enternasyonal anlayışı olmalıdır.Burda hemen şu soru akla gelecektir.Marxın ortaya koyduğu anlayış komünistler için yeterli bir yaklaşımdır.Bizler var olan enerjimizi bunun için sarfetmeliyiz.Ayretten bir antifasist, antiemperyalist enternasyonal anlayışına ihtiyacımız yok.Bunun yerine enerjimizi Marxın ortaya koydugu anlayışı güçlendirmeliyiz, diyenler çıkacaktır.
    Şunu görmek gerekiyor.AB ilk kurulduğunda, Almanya, Fransa, İngiltere eksenli bir örgütlenme biçimiydi.Gün geçtikçe genişleyip, büyüdü.Bu gün ise 25 ülkeden oluşan bir yapılanmadır.ABD emperyalizmi dünya ekonomisine egemen olmak isterken, ortaya Irak, Venezuela, İran ve Sudi Arabistan arasında petrol anlaşması, OPEC gerçekleşmesiyle, ABD’nin dünya ekonomisine egemen olma isteği, böyle giderse suya düşecek duruma geldi.ABD emperyalizmi buna izin vermeyeceğini, Venezuelada ABD yanlılarının darbe girişimiylen ifade etti.Aynı zamanda Irak işkaliylen, OPEC anlaşmasına müsade etmeyeceğini somut bir biçimde ortaya koydu.Bu işkal esnasında, avrupanın her ülkesinde yarım milyon işçi ve emekçinin yürümesi avrupa emperyalizminin, yatağa girer girmez kabus görmeye başlıyor.Bu kabus, avrupa emperyalizmine, bu konuda önlem seferberliğine soktu.Bundan kaynaklı yeni bir örgütlenmeye giderek, avrupa çati örgütü kurdu.Avrupa çatı örgütünün aldığı kararları 25 avrupa ülkeside uygulamak zorunlu kıldılar.Oluşturulan avrupa çatı örgütü hemen kendisine pilan oluşturmaya girişti.Avrupa işçi ve emekçilerinin yaşam sınırlarını düşürerek, avrupa işçi ve emekçilerini kendisine döndürerek politik gelişmelerden uzak tutmayı hedefliyordu.Bundan kaynaklı Almanyada, agenda 10 ve harz yasalarını oluşturdu.Fransada sarkozi yasasını hayata geçirdi.İsviçrede, bıloşur ve emeklilik yasalarını devreye koydu.İngiltere ve Hollanda’da faşistleşmiş yasalar işleyişe koydu.Bu biçimle işçi ve emekçileri gelecek korkusuna sokarak, gelecek peşine koşturan bir yığın haline getirmeye yöneldi.Emperyalizmin bu beklentisi, montag demo (pazartei eylemi), Bochum OPEL işçilerinin işyeri işkaliylen gelişen ve 9 ülkeye yayılan eylemler, Mersedes işçilerinin otoyolu işkali, Pariste geliştirilen bir uyarı gırevine 100 binlerce işçinin katılması sağlandı. İtalyada 500 bin işçi ve emekçinin katıldığı gırevin avrupada yükselmesi, emperyalizmi uykusundan çığlık çığlığa uyanmasına neden oluyor.Emperyalizmin gördüğü kabuslar gün geçtikçe çoğalmaya ve hız kazanmaya devam ediyor.Emperyalizim yatağından uzak duruyorki kabusları ona kap kırizi yaşatmasın, yaşama uykusuz devam ediyor.
    Ama emperyalizm ne yaparsa yapsın kabusları gündüz vakti bilen emperyalizmi rahat bırakmıyor.Neoliberal saldırıların göçmen ve yerli işçi, emekçilerin bir balon gibi şişmesine neden oluyor.Şişen bu balon Pariste patladı.Emperyalizmin ırkçı saldırısıylan, neoliberal saldırısı birleşince, paris banyolleri savaş alanına döndü.Paris fabrikalarının savaşa dahil olmayışı ve derimci önderlikten yoksun oluşu, gelişen hareketin hedefsiz olarak görmek ve değerlendimek gerekiyor.Gelişen hareketin olumluluğu ise lokal olmayışıdır.Belçikaya ve Almanyanın, Berlin, Köln kentlerine sıçramasıdır.
    Burdan bile baktığımızda, Antiemperyalist, Antifaşist enternasyonalin toplantılarında yürüteceğimiz tartışmalarlan, Pariste gelişen harekete müdahle ederek sınıfsal bir konuma taşıyabilirdik; diğer avrupa ülkelerine taşıyarak emperyalizm karşı mücadeleyi doğru temellerde yönveme şansına sahip olurduk. Böyleliklen sosyalizmin pırestijini güncelendirerek yükseltiriz.Bu gelişme Antiemperyalist, Antifaşist enternasyonalin eksikliğiylen, müdahle gücümüzü zayıflaştırmıştır.Aynı zamanda gelişmesi yönündeki yönlendiriciliğimizi boşa çıkarmıştır.Buda gelişmeyi sınırlamıştır.Hemen şu soru gelecektir akıllara, niye kominist enternasyonal değilde, Antiemperyalist, Antifaşist bir enternasyonal ön pilana çıksınki; 18 yy. Giderek bu soruya, Marxın ve Engels’in yaklaşımından yanıt verelim.18 yy. Marx ve Engels,çalışmalarını ilerici güçler içinde yürüterek kominist enternasyonali kurdular.Hemen şunu söyleyeceğiz; 18 yy. 21’ci yy. Aynımıdır’ki, oradan yanıtlıyoruz.18 yy’da komünist örgütler yoktu; bunu nasıl aynılaştırıyoruz.Şöyle bir düşünelim, bu gün çokmu komünit örgütler var; hayır diye yanıtlayacağız.Bu soruyu, ama arkasında diyeceğiz’ki, 21 yy la gelene kadar iki tane enternasyonal geçirdi.18’ci yy.da enternasyonal girişimi vardı, ve bunu başardi.Evet 21. yy.gelene kadar iki tane enternasyonal geçirdi.Onların deneyimleriylen yüklü bir durumdayız, ama şunu değiştiriyormu, yaşadığımız bu iki deneyim, dünyada komünüst örgütlerin sınırlı oluşunu değiştiriyormudur.Hayır değiştirmiyor.Marxın ve Engelsin yolunda yürümek niye geri olsun.Biz Marxist Leninist Komünistler, kendimize rehper edindiğimiz; anlayışı günümüz koşullarına uyarlayarak, politik gücümüzü güclendirmiş oluruz.Bu tarzlı düşündüğümüzde, hemen bu konuda girişimlerde bulunacağız.Bu şans hala kaçmış değildir.Bu gün dünyada tartışılan, ABD’nin gizli cezaevliri ve işkence uçakları üzerine yoğunlaşarak bir sonuç elde edebilirz.Avrupada, dünya aydınlarını ve örgütlerini toplamak için girişimlerde bulunmalıyız.Bu hem Antifaşist, Antiemperyalist entenasyonalin ilk adımı olacaktir.Hem de emperyalizmin iyi bir teşhiri olacaktır.Bununla dünya çapında emperyalizmin paçavraya çevirilmesi anlamını taşıyor.Çünkü sadece ABD, bu gelişmeden sorumlu değildir.Avrupalı emperyalistlerde hava alanlarını kulandırdığı için hedef tahtasına oturtulacaktır.Aynı zamanda emperyalist, kapitalist ülkelerde hastanelerin ve doktorların işkence merkezleri olduklarını teşhir ederek. Vahşi kapitalizmin, emperyalizmin teşhirin de dönüm noktasını oluştururuz.Bu gelişmeyi teşhir ederek Antiemperyalist, antifaşist enternasyonali buradan hareketle inşa edebiliriz

    Bu bana ayit olan düşünceyi sanki kendilerine ayitmiş gibi lanse ettikleri yetmiyormuş gibi bunu ispatlayan, daha önce postaylan elime ulaşan gazeteyi çaresizliklerinin ürünü olrak konturgerilla emperyalizmine çaldırdı.Böylelikle bu sahtekarlarını hırsızlığını ifşa edemeyeceğimi sanan bir care konturgerilla emperyalizmin uşağı MLKP çaresizlikten son nefesini veriyor.

    DOĞANAY

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: