!?^=^+
duyguların gozyaslarına dokuldugu anda insanın kalbinden neler gecer ki. nedendir gozyasları. anlatamaktan, kaybetmekten, istedigin istasyonda duramamaktan…kaybedilen ve kaybettigini zamanında farkedememenin ardından duyguların içerde duramamasıdır.isyanıdır bir nevi. katlanacak yurek kalamasıdır. goz gore gore parmaklarının arasından suyun akıp gitmesi gibi, seyretmektir o akıntıyı. tutamazsın, tuttukca kaybedersin, belki de zehirliyecegi için musade edersin gitmesine. oylece gozyaslarınla ugurlarsın bu gidici. sadece seyirci olmakla kalmamıssındır hem de sebep olmussundur. yerini kimse alamaz bu gidisin. pişmanlık kaplar yuregi. keskeler kavurur dusunceleri. hayatta kalması gerekir ne care. inatla silmek gerekir keskeleri, pişmanlıkları.verilen karardan donus yoktur, laf agızdan bir kez cıkar. ne geri donuse kalp dayanır ne de…acılara sabretmek mi yoksa ölümü kabullenmek mi. insan calkalanır ikisi arasında. bir saga bir sola savrulur. ruzgar sert eser, sert savurur. her esişte biraz daha savurur yanan kalbin kullerini. tekrar eskiye donmemek uzere dagılır kalp. yanar gider…sulayan, sonduremeyen gozyasları kalır etrafta. her savrulan kulle daha da akan…ama geri donusu olmayan yola girilmiştir. arkaya donup bakamazsın.cunku olmadıgını bilirsin…işte hayatın acı kısmı. arkaya donup bakınca bıraktıgını gorememek. cunku zaten sen bırakmamıssındır. tesadufler oraya getirmiştir ve sen kaybedenlerdensindir…
hebasbug
korku mu :S
dogumdan ölüme korkularıyla yuzleşir insan. her an bir korkuyla yaşar. en mutlu anında bile vardır bi korkusu her zaman. geri de bırakılanların, ilerde bekleyenler, anda yasananların korkusu. kaybetme korkusu, kazanıp dibe vurma korkusu, yasanmıslara duyulan hasret ve onların gecmiş olmasının verdigi korku. korku ustune korku. ve itiraf edemediklerimiz. korktugunu kabul etmek kolay mıdır? aslında hayata nasıl incecik iplerle tutundugunu idrak etmektir korktugunu kabul etmek. toplumun karsısında gozyaslarına hakim olmaya kasmamaktır korktugunu kabul etmek. acizligini ozumsemektir korktugunu kabul etmek. alacagı nefesten emin olamamaktır yeri gelince korku, yeri gelince elindekileri kaybetme riskidir, sekerini dusurme ihtimalidir cocugun, annesini kaybetme korkusudur kalabalıkta yavrucagın. her nefeste hissedilen , her an yasanan, sevgi kadar, ozlem kadar, hasret kadar, basarı kadar, hırs kadar içimize yerlesmiştir korku. ama kabul etmek hasrete gogus germek gibi zordur. bir felakete katlanmak kadar zordur korkuyu kabul edip onunla yasamak.hayatın en içten duygusudur. hissedilmesi kolay, agızdan dokulmesi zor, destek bulması destek bulunsa bile teselli bulunması zor bir duygudur korku.
ve insan, acizligini yudumlaya yudumlaya savrulur dunya colunde. her seye ragmen, her korkuyla, her kactıgı korkuyla, her uzak durdugu korkulya, her dusunmedigi, dusunmek istemedigi korkuyla yasamak mucadele etmek zorundadır. teselli yoktur cogunda. karanlık basit kalır korkunun yanında. karanlıktan aydınlıga kacar insan ruhu.aydınlanmak ister. ama bilirki gece bitmeden, gece ölmeden gitmez karanlıklar, bırakmaz yerini gunduze. pes edene kadar gece cırpınır insan ruhu.gece tukenir, korkular da tukenir ta ki sonsuzluk sarabını içene kadar
“gece inanılmayan bir dinin ebedi misyoneridir”MŞŞ
korku gecenin 2 sinde ben ne yaptıgımın sorgusudur…
korku siyahın üzerinde kırmızı kan lekesidir…
korku yerde bıraktığın öle bakakaldığın cesedindir…
korku arkana dönememektir…
korku her adımda kayabilme ihtimalidir…
hebasbug
sail away, its time to leave, night is calling my name…
“Sail Away”
Once upon a time we had a lot to fight for
We had a dream, we had a plan
Sparlks in the air, we spread a lot of envy
Didnt have to care once upon a time
Remember when I swore
That love was never ending
And you and I would never die
Remember when I swore
We had it all
We had it all
Sail away, it’s time to leave
Rainy days, are yours to keep
Fade away, the night is calling my name
You will stay, I’ll sail away
Once upon a time we used to burn candles
We had a place to call a home
The dream that we lived
Was better than divine
Every day was like a gift
Once upon a life
Remember when you swore
Your love is never ending
And you and I would never die
Remember when you swore
We had it all
We’d never fall
Sail away, it’s time to leave
Rainy days are yours to keep
Fade away, the twilight is calling my name
You will stay, I’ll sail away
No reason to lie
No need to pretend
I’m greatfull to die
To live once again
I’m fearless to fly
And reach for the end
And reach for the end
ohhohhhohhhohhh…
Sail away
Sail away, it’s time to leave
Rainy days are yours to keep
Fade away, the night is calling my name
You will stay, I’ll sail away
Sail away
The night is calling my name
Sail away
RASMUS
bu gece ankara da yağmur var :)
bu gece yagmur var ankaramda. özlenen gunler yavas yavas geliyor. kısın soguguna inat ince elbiseler giyip doyasıya yagmurda ıslanma zamanı. bugunun o garip kosturmacasının ustune, bu haftanın o aptal yogunluguna karsı haftaya yagmurla noktayı koymak var bu gece….
bugun bi kez daha ailemin, canım annemin ne kadar cok hayatımda oldugunu anladım.sabah gelen hastalık haberi ve aksamında doktordan aldıgımız tek problemin anemi oldugu sozleri.gun boyu cektigim stres ve sonunda gelen mutluluk…bekleme odasında gazetede gordugum taziye haberleri (hasan tanık a ait).herseye ragmen, her olaya, her yaraya, her acıya ragmen elimdekiler…kaybettiklerim, kazandıklarımı golgelesede hala elimde olan tek varlıgım, tek destegim, tek dayanagım, tek hayat kaynagım, yasamam sevincim…AİLEM…
yagmurda ıslanmak var bu gece…yagan yagmurla gozyaslarını dısarı akıtmak. yagmurla birleşip akması gozlerinden dertlerinin. zevkini cıkarmak var doganın temizlenişinin. dogayla beraber arınmakta var kirlerden…once ellerini acarsın yagmura.tanecikler doldurur avucunu.onlar birleşir, kavusur, kucaklasır. sonra saclarında hissedersin o zarif dokunusu. yuzune akan damlalar. bir annenin oksayısı gibi olamaz asla ama onların da rahmet dolu dokunusları var kendi caplarında. Kadir yaratıcının rahmetiyle donatılmıs her bir yagmur damlası, kendilerine verilen emirden bir an olsun sapmadan gidecekleri yola dogru yol alırlarken, o muazzam rahmetide beraberinde tasır. hem damlasında ayrı bi hikmet olan o tanecikler akar gider.dur diyemezsin, tutamazsın,zaten kendine hukmedemezsinki onlara hukmedesin.
yavas yavas adımlarla ilerlerken yagmurun kalbine, silersin beyninden herseyi.sadece sen ve O vardır. herseyden kendini soyutlayıp, sonsuz tefekkuru tatmaya baslarsın. her damla anlatır hikayesini gider yoluna. atarken usul usul adımlarını,bu kadar yazdıktan sonra, greenday eslik eder sana.I walk a lonely road, the only one that I have know, don t know where it goes, but I walk alone…but with rain. sonra bir sarhos edasıyla salına salına yurumek var yagmurda.yollarda kıvrıla kıvrıla.işte boyle bi ıslanmak var aklımda. walkmandeki muzik bu olmucak.belki walkman olmucak,cunku bugun degişiklik yapıp tekil takılmıcam.ama belki zamanın otesinde tekde kalabilirim
herkese acık bu gece,sonun kadar….
hebasbug
ayrılık üzerine
insan en cok ayrı dusunce yardan acı cekmez mi?herseyi tek basına yasamak zorunda olmanın verdigi buyuk sancı. her mutlulukta buruk bir huzun.her coskuda batan bi acı, kursakta kalan nese dolu anlar. sen gittin ve acımıda tek basıma cekiyorum. ve sen ne kadar anladıgını dusunsende ne kadar ortaksın ki bana.ayrılık sadece mesafelerle kalmıyormus, zamanla birseylerin azalmasını hissediyorsun, ama bu sana verdigim degeri artırırken. hem uzaklasıp hem yakınlasıyorsun bana. hem beni tek basıma yasamaya mahkum ettin, hem de daha cok acı cektiriyorsun. hem sen yoksun hem hayat devam ediyor. hem sen yoksun hem kimse sen degil. gunesimiz ayrı, nefes aldıgımız hava ayrı, uzaktan bakıp hayallere daldıgımız ay ayrı.ayrılıklar içinde beraberlige soyunmusuz.zorlugunu bile bile kabul etmişiz ayrılıkları. bir gun ortak noktada kesisiriz umidiyle belkide. korkum o noktaya geldigimizde birbirimizden ayrı dusmemiz olcak. aynı gunesi gorup ayrı seyler mi dusunecegiz seninle.bazen diyorum ki, acaba donecegin umidiyle yasamak daha mı iyi?yoksa gelişinle gidişinde haberci oldugu anı beklemek mi?bilmiyorum…
ayrılık cok sey katar insana, cok seyi de goturur.beklenmeyen fırtına gibi.ne alacagını ne bırakacagını bilememek gibi.sen sessiz kalır,içeri kapanır izlersin fırtınayı.geride kalanlar kalır,gidenler gider, gitmek isteyene dur diyemezsin.nolur izin verme gitmelerine…
hebasbug